15 Mayıs 2013 Çarşamba

şizofreni - 2

..güneş batmak üzereydi..cumartesi akşam üzereydi eve doğru gitme vaktiydi artık..ama bu sefer normal bi cumartesi akşamı değildi..yani sadece pazar günü olduğu için ya da tatil olduğu için değil başka bi'şey için heyecanlı ve tebessüm içinde eve gidiyordum..yani aslında eve gitmeden önce yapmam gereken bi'şey vardı..her zaman ki gibi "o"nu göreceğim için çok sabırsızdım..daha çok değil 20 gün kadar olmuştu ama her seferinde aynı sabırsızlığı yaşıyordum ve sanki aynı evde olsak bile..her akşam eve gittiğimde onu göreceğimi bilsem bile bütün ömür bu sabırsızlığı yaşayacağımı düşünüyordum..sanki..hep böyle yaşayacağımı düşünüyordum..yani belki de..
..neyse..kafamda bu sorular ya da hislerle "o"na doğru gidiyordum ya..şuan her şey iyiydi benim için..içimde sonsuz bi'güven vardı "o"na karşı..bırakmıştım kendimi ve sabırsızlığım hadsafhadaydı..
..ilk hediyemdi bu "o"na aldığım..kendime göre çok özel ama bi'okadarda zor edinilmiş bi'hediyeydi..yani kendimce..sanki bi anlamı varmış gibi..sadece maddi olarak değil..ya da ihtiyaç bakımından değil..bu öyle sevgiliye alınmış bi'hediye değildi..ya da sadece 20 gün beklenmiş bi'hediye değildi..bilmiyorum ama bunun başka bi'anlamı vardı..yani dünya üzerinde başka bi'sevgliye alınsa hiç bi'şey ifade etmeyecek..hem maddi hemde manevi olarak..yani en azından ben öyle düşünüyodum..galiba öyleydi..belki de "o"da benim gibi hissedecekti..yani umarım..
..sonunda "o"na kavuşmuştum..çok vaktimiz yoktu..yine her zmanki gibi..çok hızlı bi'kavuşma olmalıydı bu..çok hızlı bi'özlem giderme olmalıydı..benim sabırsızlığım 3 - 5 kat daha fazlaydı her zamankinden..ben hediyemi verecektim..ilk hediyemi..bu beni çok sabırsız kılmıştı..peki ya "o"..neden bu kadar sabırsızdı..neden bu kadar uzun sarılmıştı..yani en az benim kadar mutluydu..belki benden daha çok..ben inanılmaz bi'sahiplenme hissetmiştim o anda ama sanki o çoktan daha fazla sahiplenmişti beni..sanki hiç bırakmayacak gibi sarılmıştı bana..ya da ben öyle sanmıştım..yani en azında öyle hissettirmişti..bu tam manasıyla "güven"di..hem bana duyduyduğu hem benim duyduğum..hayatımda duyduğum, hissetiğim en büyük güven duygusydu..galiba onun içinde öyle çünkü bi'sarılma ancak bu duygudan bu kadar uzun sürebilirdi..galiba..yani öyle olmalıydı..
..sabırsızdım ve özlem biter bitmez hediyemi vermiştim..sadece o an ki yüzünün ifadesini merak ediyordum.."gözlerini" merak ediyordum..sadece..sadece o an vereceği tepkiyi merak ediyordum..
..galiba ömrümde yaşayıp görebileceğim  en mutlu en huzurlu ne varsa bu hissi anlatamaya dair kelime hepsinin başına "en" koyup yaşıyordum..öyle bi'andı ki..öyle bi'göz parıltısıydı ki gördüğüm yaşadığım..galiba..hiç bi'an için değişmezdim o gözlerin parıldayışını ve sonra dönüp bana sarılışını sonra ki saşırışlarını..değişilmez bi'şeydi o an..galiba ilk defa başarmıştım böyle bi'şeyi..yada o kadar çok mutlydu ki ben öyle hissetmiştim..sadece durup "o"nu izliyordum..hayatımın e muhteşem anına "o" neden olmuştu aslında..ve böyle durup bi an..sadece dışarıdan izlemek istedim ikimizi..ama bi'hediye bu kadar mutlu edemezdi birini..başka bi'şey olmalıydı..sadece maddi olarak "o"na verdiğim hediye değildi mutlu eden..geçmişi var gibiydi sanki..sadece o an için sarılmıyordu bana..böyle geçmişin acısını çıkarırcasına sarılıyordu bana..bu güvenden başka bi'şey olamazdı..aslında haklıydım..artık plan yapmaya..ileriyi düşünmeye başlayışım boşuna değilmiş.."o" olmalıydı..yani en azından bana öyle hissettirmişti..sadece 3 - 5 dakika içinde..aslında sadece 3 - 5 dakika değildi ya bunu hissetmeme neden olan..
..sonra hayatımda hiç unutmayacağım o cümleyi duydum "o"ndan..işte bu, her şeyi altüst eden..beni ilk defa böyle şeyler düşünmeye iten ve ilk defa attığım adımlarımda, aldığım kararlarımda yada kurduğum hayallerimde 2. bi'kişiyi artık tam manasıyla düşünmeme neden olan cümleydi..
ya da ben öyle hissetmiştim..

juliende kim amk.

14 Mayıs 2013 Salı

şizofreni - 1

şimdi yazmaya başlayacağım, seni unutmadım sanacaksın..unutmaya çalışımıyorum ki zaten sadece canımın acısını dindirmeye çalışıyorum..

..onu bulmuştu artık..her şeyi unutu vermişti bi'anda..aslında hep oralarda bi'yerlerdeymişte farkında değilmiş gibi belki de aslında kendisini göstermesini bekliyormuş gibiydi..ama bi gerçek vardı onu bulmuştu ya da gibiydi..aslında emin değildi ama içten içe emin oluyordu..yada kime güvenecekti ki başka daha ötesi yoktu..aslında daha ötesi vardı..ilk defa bi'şeyler düşünüyordu çok daha ileri dönük..hayatında hiç olmadığı kadar..hemde hiç..çok kısa bi'zamanda çok şey kurmuştu..he bu arada sadece sesini duymuştu ama ona yetmişti çünkü daha kime güvenecekti..kimin için hayaller kuracaktı..ilk defa bu kadar ötesini düşünüyordu..ona anlatacağı çok şey vardı..ilk defa bu kadar çok konuşuyordu ilk defa bu kadar çok anlatmak istiyordu..geceler de gündüzler de yetmiyordu anlatacaklarına..hep anlatmak istiyordu..sadece sesini duymuştu..yok hayır aslında sadece sesini duymamıştı..
..artık her şeyi "o" olmuştu..çok kısa bi'zamanda hiç görmeden tutulmuya başlamıştı..sadece heyecanlanmak, hoşlanmak yada sevgili olarak görmek gibi bi'şey değildi bu..daha da başka bi'şeydi..neden bu kadar yakın hissetiğini düşünüyordu..neden hiç görmediği halde bi'sürü bi'sürü planlar yapıyordu..çok başkaydı artık onda..artık zamanı geldiğini düşünmüş ve görüşmenin zamanı gelmişti..aslında aklında hiç bi'plan yoktu yine her zaman ki..yine akışına bırakmıştı..en sonu bekliyordu yine..
..yine anlatmaya başladı..bu sefer yüz yüze..tüm mimiklerini yaşıyordu..her yeni hikayede geçmişe gidiyordu..neden ki geçmişe gidiyordu..bi'türlü kendini alamıyordu.."o" anlattıkça geçmişe gidiyor geçmişe gittikçe daha da rahatlıyordu..ama neden ? o da bilmiyordu ilk başlarda..neden bu kadar rahatlamıştı kestiremiyordu..oysa ki yeni başlangıçtı onun için..ama aslında öyle değilmiş gibi hissediyordu..sanki yarım kalmış bi hikayenin devamı gibiymişte bi ara durup soluklanmışlar gibi..ama artık emin olmuştu..tam karşısında duruyordu..belki de..
..bu kadar çok anlatmazdı oysa..bu kadar çok içini dökemezdi rahat rahat..belki de bu kadar çok konuşmayı da sevmezdi..ama durduramıyordu kendini..belki de geçmişten bi'şeyler buldu..ya da hakikaten yarım kalmış bi'hikayenin devamını yaşıyordu..
..belki de yaşayıp yaşayabileceği en rahat ve huzurlu günlerinden birini yaşıyordu..o gün bitti ama biten sadece o gündü.yeni bi hayat başlamıştı onun için..plan yapabildiği..ileriyi düşündüğü..sadece o an için değil..o gece için değil..her an, her gün ya da her gece heyecanlanacağı ve doyasıya yaşamak istediği bi "ömür" için başlangıçtı..ya da öyle zannediyordu.

juliende kim amk.